Soft Commitment #198 | "Something Big Is Happening"
Ben yazdım diye demiyorum ama; çok güzel sayı oldu. :) 21 içgörü ve bilgiyle dolu olan 198. sayıyı kaçırmayın. Üstelik hemen başlangıçta iki sürpriz de var.
Visby’nin sunduğu Soft Commitment’ın 198. sayısından herkese merhaba.
Farkında mısınız bilmiyorum 200. sayı yaklaşıyor! 200. sayıya özel bir fiziksel Soft Commitment buluşması (birinci ve geleneksel diyelim hatta) düşünüyorum. Ve şu formu doldurarak; lokasyon ve içerik konusunda bana fikir vermenizi rica ediyorum.
Bu arada 200. sayı gibi 9. yıl dönümü de yaklaşan Soft Commitment’ın sürprizleri burada bitmiyor! :) E-bültenin 9. doğum gününde, Soft Commitment AI sizlerle olacak. Detaylar çook yakında, hatta ürünün ta kendisi 21 Şubat’ta sizlerle.
Evet; Soft Commitment Meetup ve Soft Commitment AI…
Visby AI’dan Türkiye Otomobil Sektörü için AI Görünürlük Raporu
Bir AI Search platformu olan Visby AI; Amerika’nın en büyük tişört satıcılarından Jiffy, Hollanda’da abonelik iş modelinin öncü şirketlerinden olan Parfumado ve Türkiye’den ise QNBpay, Atelier Rebul ile Brandroom gibi markaların müşterisi olduğu, Hollanda merkezli bir girişim.
Visby AI, çoğu markanın farkında bile olmadığı, yapay zeka kaynaklı dönüşüm oranı yüksek organik trafiğinin takip edilebilmesi ve optimizasyonla beraber rekabet avantajına dönüştürülmesini odağına almış durumda.
Visby AI’ın öne çıkan özelliklerinden biri; müşterilerinin online ayak izlerini tarayıp, LLM’lerin botları tarafından daha iyi & kolay taranmasını sağlamak için SEO ve GEO task’larını otomatik olarak üretebilmesi. Ayrıca müşterilerinin görünürlük almıyorken, rakiplerinin yüksek alıntı (citation) aldığı konularda, otomatik içerik üreterek görünürlük farklarının kapanmasını sağlaması.
Visby AI’ı detaylıca inceleyebilir ve demo talebinde bulunabilirsiniz.. Visby AI; Soft Commitment’a özel ücretsiz olarak, markanızın LLM’lerdeki görünürlüğünü analiz eden bir audit raporu da sunuyor.
Türkiye Otomobil Sektörü Yapay Zeka Görünürlük Endeksi
Visby AI’ın son raporu, büyük ve ‘geleneksel bir sektörün’ AI arama motorları (LLM’ler) üzerindeki performansına ışık tutuyor. Hangi marka, hangi kategoride lider?
100’den fazla prompt yazılarak analiz edilen sonuçlara ek olarak raporda, AI arama motorlarının kaynak seçimi ve ilan platformlarının dağılımı gibi detaylar da var.
Araştırmalara göre AI trafiği, özellilkle e-ticarette geçen seneye göre %35 büyüdü, sizlerin zaten çok iyi bildiği gibi başta OpenAI ve Google olmak üzere devler, yapay zeka destekli alışveriş alanında büyük adımlar attılar. Bu noktada belirtmek isterim ki Visby AI da yakın zamanda e-ticaret markaları için ürün bazlı AI görünürlük takibini ve optimizasyonunu sağlayacak ek özelliklerini sunmaya başlayacak.
Soft Commitment Podcast 🎙️
Şu meşhur Spotify yıl sonu raporunda gördüm ki Soft Commitment Podcast, en çok dinlediği podcast olan 160, ilk 5 podcastten biri olan 600, ilk 10 podcastten biri olan ise 1000 kişi var. Teşekkürler!
Soft Commitment #198’i, benim sesimle eğitilmiş bir yapay zeka modelinin yaptığı seslendirme ile dinlemek isterseniz:
Rastlamanızın pek de kolay olmadığı konu ve içgörülerle, zihninizde daha sonra birleştirmeniz için çok sayıda nokta koymaya çalışacağım. Son 15 güne Soft Commitment bakışı atmaya hazır mısınız?
Neredeyse dokuz senedir devam eden ve 9.235 teknoloji sektörü çalışanının takip ettiği Soft Commitment’ı iş arkadaşlarınıza forward etmeyi ve paylaşmayı atlamayın.
Keyifli okumalar,
“Something Big Is Happening”
Twitter’da en son baktığımda 80 milyon görüntülenme alan, bir AI girişimcisi olan Matt Shumer imzalı “Something Big Is Happening“ makalesini gördünüz mü?
Shumer’in geçmişi biraz tartışmalı, ama konumuz bu değil. Makalede AI’ın bugün yaşadıklarını, Covid-19’un Şubat 2020’deki haline benzeten Shumer, tam olarak şu benzetmeyi yapıyor: “Pandemi dönemi başında da dünyanın bazı yerlerinden, ufak ufak haberler geliyordu ama çoğunluk bunu umursamıyordu”.
Pesimist, korku salan veya FOMO yaratan bi yerde değilim; ama yalnızca son birkaç haftada yaşananlar bile, ‘büyük bir şeyin’ yaşandığını göstermeye yeterli. Sizin için filmi izninizle biraz ileri sarıyorum; genelde bu tarz gelecek öngörülerinde iki ayrı uçta kutuplaşılır, sonunda ise söylemlerin ortasında bi yerde buluşulur. Öngörü demişken; aslında ‘bu sadece bir söylem, aslında arkasındaki fikre odaklanmalı’ dediğim, ‘tek kişilik şirketin unicorn olması’ da OpenClaw kurucusu Peter Steinberger’in OpenAI’a katılmasıyla gerçek oldu bile
198. sayıda da ‘nasıl bir şey geliyor?’, ‘gelecekte ne olacak’ değil de ‘bizzat bugün ne oluyor?’ sorularına yanıt vermeye çalıştım…
Bu arada makalenin bence en dikkat çekici yanı, bence Covid-19 benzetmesiydi. Bilemiyorum o günleri ne kadar hatırlamak istersiniz ama her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu; ve sonunda, oluşan iki ayrı kutubun da söylemlerinin ortasında bir yerde buluştuk. Bakalım AI’da nasıl olacak?
AI Coding, Coding with AI, Coding AI, Coding as AI, Code by AI, Coding for AI…
Önce son 15 günde yaşananlardan bir kesit ile başlayalım, 4 kısa madde:
Twitter, Elon Musk satın aldığında 2000 mühendise sahipken bugünkü tüm mühendislik takımı 30 kişiden oluşuyor: 25 mühendis, 2 tasarımcı, 2 product manager ve 1 de Head of Product (Nikita Bier).
Google, çeyrek sonuçlarını açıklarken; Gemini için serving unit cost’unun yapılan optimizasyonlarla 2025 yılında %78 düşürüldüğünü söyledi. Aynı toplantııda, yazılan kodun yaklaşık %50’sinin coding agent’lar tarafından yazıldığı ve mühendislerce review edildiği aktarıldı. Çeyreklik sonuçlarda başka ilgi çekici noktalar:
AI müşterileri, AI kullanmayanlara göre Google servislerinde 1.8 kat daha fazla süre harcıyor.
Üretken yapay zeka modellerinden elde edilen gelir son bir yılda dört kat arttı.
Google’ın 2025’deki CapEx harcaması, kuruluştan 2021 sonuna kadar olan toplam CapEx’i geçti.
Spotify CEO’su, “Spotify’da sahip olduğumuz en iyi geliştiriciler ,Aralık’tan beri hiç kod yazmadı” dedi. Bu arada Spotify, 2025’te 50’den fazla yeni özelliği kullanıma sundu. Bizzat CEO’nun açıklamasından, somut bir örnek de vermek gerekirse: “Spotify’da çalışan bir mühendis sabah işe giderken telefonundaki Slack üzerinden Claude’a bir hatayı düzeltmesini veya iOS uygulamasına yeni bir özellik eklemesini söyleyebiliyor ve Claude işi bitirdiğinde, uygulamanın yeni versiyonu mühendisin telefonuna gönderiliyor. Böylece mühendis ofise varmadan üretime entegre edebiliyor.”
Anthropic ise Opus 4.6’yı kullanarak bir C derleyicisi (compiler) yazdığını duyurdu. Konuya uzak olanlar için; makina diline en yakın, optimizasyon gerekliliğinin de en yüksek olduğu alan olan low-level programlama adına oldukça önemli bir eşik.
🔮 Soft Commitment Signals
Tam da burada, AI Coding özelindeki Soft Commitment Signals maddelerine geçelim..
AI Coding’de hazırdaki code-base’in verimli kullanımı
Andrej Karpathy’nin DeepWiki paylaşımı oldukça dikkat çekiciydi. Halihazırdaki repo’lardan otomatik olarak wiki’ler oluşturma temeline dayanan bu yaklaşım, AI’ın yazılımın davranışı ve hedefleriyle yönlendirilebileceğini savunuyor. Yani bir anlamda mevcut code-base’i canlı bir dokümantasyona çevirmek…
Bu yeni dönemde geliştiricilerin rolü; sadece AI’a kod yazdırmak değil; aslında AI’a ne yapılacağını söylemek ve sistemleri tasarlamak olacak.
Yazılım mühendisliğinde yeni dönem: Sistemler
Karpathy’ye benzer şeyleri bir de Grady Booch’tan okuyalım. Kendisi UML’i geliştiren isimlerden birisi, 1955 doğumlu bir bilgisayar bilimcisi. Ve geride bıraktığımız haftada, The Pragmatic Engineer’a konuk oldu.
Booch’a göre yazılım tarihi, en başından beri artan soyutlama seviyelerinin ve insan–makine iş bölümünün bir hikayesi. Yukarıda geçen low-level programlama; tam olarak bu soyutlamanın minimum yaşandığı yeri tarif ediyor, tekrar açıklamak gerekirse.
1940-70’ler arasını birinci çağ olarak tanımlayan Booch, bu dönemi algoritmaların çağı olarak anlatıyor. Yazılım ve donanımlar yeni yeni ayrışıyordu ve programlama algoritmik soyutlamalara dayanıyordu. Ve bu dönemde; iş hayatında muhasebe ve bordro gibi çeşitli hesaplama süreçleri otomatikleştirildi.
1980-2000’ler arasında ise yazılıma talep çok yükseldi, kaliteli yazılım yavaş üretiliyor ve ‘pahalıya patlıyordu’. Bu dönem algoritmanın yanına veri ve nesneler (OOP) eklendi.
Böylelikle büyük ve karmaşık sistemler daha yönetilebilir hale geldi. Belki de en önemli atılım; yeniden kullanılabilir kütüphaneler ortaya çıktı, açık kaynak kodlu yazılım kültürü yükseldi.
Bugün içine girdiğimiz 3. çağda ise başrol AI’ın. Kod üretimi hem hızlanıyor hem de ucuzluyor. Sistemler çağında olduğumuzu söyleyen Booch, ‘vibe then verify’ diyor. Ve Booch’a göre kod yazmak, her zaman yazılımın zaten küçük parçasıydı. Yine sistemsel düşünce, muhakeme ve etik ile toplumsal sorumluluk geliştiricilerin elinde.
Devir mühendisleri işe alırken WeTravel örneğindeki gibi ‘AI code reviewer uygunluk testi’nden geçirme, sistem tasarlama devri, yukarıdaki Twitter örneğindeki gibi küçük takımlar devri...
8090 ve Entire: Yeni nesil yazılım üretme yazılımları
All-In Podcast’ten de hatırlayabileceğiniz Chamath Palihapitiya’nın 8090 isimli girişimi kapalı beta sürecinin ardından kapılarını açtı.
Kendisini bir AI-native SDLC orchestration aracı olarak tanımlayan 8090; varolan bir code-base’e entegre çalışabiliyor, farklı disiplinlerdeki takım üyelerinin kullanımına izin veriyor ve daha önce detaylıca tanıttığım Amazon’un Kiro’suna benzer bir şekilde spec-driven yaklaşımı merkezine koyuyor.
Entire kurucusu da en az Chamath kadar dikkat çeken bir isim: eski GitHub CEO’su Thomas Dohmke.
Entire, geliştiricilerin AI agent’lar tarafından oluşturulan kodu daha iyi yönetmeleri için geliştirilmiş. AI ile üretilen kodların merkezi bir şekilde saklanması ve versiyonlanması için Git uyumlu bir mimari, akıllı muhakeme özelliğiyle birden fazla AI agent’ı aynı anda çalıştırabilen altyapı ve insan-makina etkileşimini hızlandıran yani geliştiricilerin review yeteneğini yükselten arayüz ve özellikler girişimin öne çıkan üç özelliği. Entire, ayrıca açık kaynak kodlu.
Üçüncü özelliği yani insan-makina etkileşimini biraz daha açalım… AI agent ile gerçek geliştiriciler arasındaki etkileşimi kolaylaştırmaya odaklanan Checkpoints özelliği, AI’ın yazdığı her bir kod parçasını, kodun oluştuğu bağlamla eşleştirebiliyor.
Bu aşama için dev tools kategorisindeki rekor olan $60m’lık yatırım turuna liderlik eden VC de Felicis Ventures.
AI ile değişen kurumsal yazılımlar ve fiyatlama
SaaS’lar için artık per-seat ücretlendirme modeli iyiden iyiye geride kalıyor. AI agent kullanımı bu kadar kolaylaşıyorken ve LLM’ler (OpenAI’ın Frontier’i gibi) AI agent’ınızı yapma platformlarını birer birer tanıtıyorken; SaaS müşterilerinden de aynı fiyatlama modeline ‘razı olmasını’ bekleyemeyiz. Peki tam olarak neden?..
CRM’inize veya müşteri destek yazılımınıza hızlıca entegre olabilen AI agent’lar, yeni iş akışlarını ve verimlilik otomasyonlarını kolayca yapabilir hale geliyor; bu örnek için de CRM veya müşteri destek yazılımının koltuk başına ücret alması anlamını yitiriyor. Daha net bir ifadeyle, artık koltuk yok, daha doğrusu koltukta oturan birisi, kimi zaman yok. :)
Salesforce’un AI agent platformu Agentforce’u (#177’de size aktarmıştım) şu an tam olarak neden önceliklendirdiği daha net öyle değil mi? Bu arada Agentforce, 1.4 milyar dolar yıllık tekrar eden gelire ve 19 bin müşteriye ulaşmış.
SaaS’ların yapması gereken; örneğin 50 koltuk satmak yerine 20 insan ve 30 AI agent satmak. Yani outcome-based pricing. Bunu özellikle halka açık SaaS’ların yapması pek de kolay değil, kar marjları da ciddi oranda düşme tehlikesiyle karşı karşıya zira. Ama bu dönüşümü şimdi yapmazlarsa, yarın çok geç olabilir. Çok değil bir önceki sayı içinde grafiklerle yer verdiğim SaaS şirketlerin borsadaki performansları için size bir başka bakış açısı…
OpenAI ve Anthropic gibi LLM’ler, kurumsal yazılımların adeta üzerine oturuyor.
‘Software is eating the world & OpenAI is eating the software’ başlığıyla, 186. sayıda OpenAI’ın transfer ettiği Fidji Simo’dan sizlere bahsetmiştim. Kendisi; tam da bu kurumsal yazılımların dönüşümünde, OpenAI’ın rolünü daha da sağlamlaştırmak üzere çalışıyor. Bu noktada OpenAI’ın rakipleri hem Anthropic ve Google gibi LLM sağlayıcıları hem de Salesforce gibi agentic dönüşümünü tamamlayan SaaS’lar.
Her halükarda koltuk başına ücretlendirme tarih olmaya doğru gidiyor, orası kesin.
Bu noktada şunun da altını çizmek gerekiyor; SaaS’lara rakip olan AI-native SaaS’ların yapması gerekenlerin başında da oldukça sürtünmesiz bir şekilde platformlar arasında geçişi mümkün kılan araçlar geliştirmeleri geliyor.
Bu migration araçlarını tasarlamak, özellikle veri üzerinde çalışan, daha derinde yer alan ürünler için daha zorlu ve kurum bakışında da riskli. Bir fırsat penceresi daha.
Bankacılığa naçizane bi öneri, geleneksel sanayi vs yazılım ihracatı haritası, teknoloji basını için yerinde analizler, $1m’lık longetivy paketi, 16 yaş altına uygulanan sosyal medya yasağının yayılımı
Türkiye’deki bankalarımıza güzel bir öneri; Revolut uygulamasını bir konuşma esnasında açtığınızda, Revolut’la konuşup konuşmadığınızı söylüyor, çok iyi değil mi? E-bülteni şikayetvar’a çevirmeyeyim ama; ülkemizdeki bir banka, hesabımın risk altında olduğuna kanaat getirdi ve erişimimi kesti (neyse ki yanlış alarm). Normalde tüm bankaların bu durumdan haberdar olmasını beklersiniz değil mi, ama olmuyor. Keşke genele yayılan bir mekanizma da kurgulansa, hatta bankaların da ötesinde tüm finansal kurumlar için… Ve tabii bu erişim kısıtlama meselesinin kuralları da belirlense.
Bu arada Plaid imzalı ‘Fintech Predictions returns for 2026’ raporunun, en ön plana koyduğu tahminlerden birinin de, AI ile finansal dünyada dolandırıcılık vakalarındaki artış olduğunu ekleyeyim.
Nasıl ticaret için global haritalar kurgulanıyor, ve örneğin Türkiye’de yapılan toplam dış ticaretin ne kadarı hangi ülkeye diye biliyorsak; hatta ‘ürün uzayı’ denen bir yaklaşımla, ülkelerin gelir seviyesine göre hangi ürünlerin birbirine yakın becerilerle üretildiğini anlayabiliyorsak; bu araştırmada da çok benzer bir yaklaşım yazılımlar için uygulanmış. GitHub’daki repo’ların baz alındığı araştırmada, geleneksel sanayi için yakalayamadığı başarıyı yazılımda yakalayan ülkelerin başında Pakistan, ikinci sırada ise Rusya geliyor. Ülkemiz ise aynı sanayide olduğu gibi orta teknolojili bir ülke olarak, ayrışamıyor. (Sevgili Ussal Şahbaz’ın bülteninde rastladım, eğer takip etmiyorsanız: Global İşler)
Longevity alanının bir numaralı influencer’ı Bryan Johnson’dan daha önce birden çok kez bahsetmiştim. Kendisi ilk yıl için 3 kişilik kontenjana sahip bir danışmanlık paketi tanıttı, bedeli ise 1 milyon dolar. Bu paketi $60k’lık bir başka paket ve online ücretsiz bir başka paket daha izleyecekmiş.
GigaOm’dan hatırladığım Om Malik’in kişisel blogu kesinlikle takibe değer… ‘Why Tech (&) Media is complicated‘ başlıklı son yazısında da teknoloji basınının hem problemlerine hem de pazarın anlaşılmasına dair çok değerli içgörüler var. Malik’e göre teknoloji medyası; şu sıralar hızı ve kısa başlıkların odakta olduğu ve derinlik sunmayan yazıları ön planda tutuyor. Derinlik, bağlam ve eleştirel düşünce yok. ‘Velocity Is the New Authority. Here’s Why‘ başlıklı bir başka yazısında şirketler için bu durumun büyük oranda ‘işlerine geldiğini’ de çok güzel anlatıyor. Mesele özetle şu: otorite, hızla yer değiştirmiş durumda.
OpenAI bana sorarsanız bu durumun ‘işine geldiği’ şirketlerin başında geliyor. Çok benzer bir özelliği, Anthropic’in duyurması sonrası dakikalar içinde kendilerinin de duyurmasının başka bir açıklaması olamaz. Neyse ki Soft Commitment var. :)
Avustralya’daki 16 yaş altına sosyal medya yasağı sonrası İspanya’da da buna çok benzer bir yasak konulacağı büyük oranda kesinleşmiş durumda. Danimarka, UK ve Fransa da İspanya’yı izleyecek gibi duruyor. Bu arada Discord, tüm dünyada kullanıcılarına uygulayacağı yaş denetimi özelliğini tanıttı. Tüm bu ülkelere güzel bi benchmark oldu.
AI’da radarıma takılan yeni ürünler ve gelişmeler
Startups for AI agents
RentAHuman.ai, AI agent’lar için bir insan kiralama platformu, evet yanlış duymadınız. Yani AI agent’ınız fiziksel dünyadaki bir işi yerine getirmek istediği noktada; bu servisten bir ‘insanı kiralayabiliyor’. Platforma 500 bine yakın gerçek insan kaydolmuş bile. Bir dönem ülkemide de popüler olan ve Twentify’ın başını çektiği, markalar için ‘kitle kaynaklı mobil iş gücü platformları’ evrim geçirmiş diyebiliriz.
AI agent’ları odağına alan bir başka girişim Sapiom da $15m yatırım aldı. Sapiom ise AI agent’larının çok çeşitli teknoloji araçlarını ihtiyacı doğrultusunda satın alıp kullanabileceği bir katman sunuyor. Platform içinde mikro-ödemeleri de kapsayacak şekilde ödeme adımı, karar alma süreci ve kimlik doğrulama ve üyelik işlemlerinin bir insan müdehalesi olmadan tamamlanması gibi adımlar var.
“Essential Apps”
Tasarım ve inovasyon odaklı donanım üreticisi Nothing, Essential Apps adını verdiği bir özellikle telefonlarının kullanıcılarının; konuşma dilinde tarif ederek, anlık olarak app geliştirebilmesini ve kullanabilmesini sağlıyor.
Malleable Software’in geldiği noktayı ortaya koymak adına çok güzel bir örnek.
Peki ülkeler ne yapıyor?
OpenAI, Birleşik Arap Emirlikleri için özel bir ChatGPT versiyonu geliştirecek. UAE ile OpenAI arasındaki tek anlaşma bu değil tabii ki, diğerlerini de daha önce bizzat bu satırlarda aktarmıştım.
Bu özel versiyon hem devlet çalışanları hem de vatandaşların kullanımına açık olacak. Her halükarda vizyoner bir başka adım.
Microsoft da Suudi Arabistan’da 800 binden fazla kişiye AI eğitimi verdiğini açıkladı. Ülkedeki ‘Vision 2030’ stratejisi doğrultusunda 2030’a kadar sayının 3 milyona çıkması hedefleniyor. Anlaşmada ayrıca eğitim kurumlarının gelişimi de ayrı bi kalem olarak ele alınıyor.
Kulağa ‘parasını verip de eğitim almak’ şeklinde gelen bu hamle, üstelik bir stratejinin de parçasıyken, yine oldukça vizyoner.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 5 Mayıs 2025’te yaptığı ‘bilim için Fransa’yı seçin’ şeklindeki çağrı karşılığında 40 üst düzey araştırmacının ülkesine geldiğini paylaştı.
Macron, ‘France 2030’ programı kapsamında; sağlık, iklim ve tabii ki AI özelinde $30m yatırım yaptıklarını da ekledi. Bu $30m, ülkenin AI özelindeki tek yatırımı değil kuşkusuz ama güzel bir ‘very big tech’ kıyası olsun diye bırakıyorum:
Sadece Google, 2025’deki CapEx harcamalarıa bakarsak; $30m’u her 90 dakikada bir harcıyor, evet sadece CapEx yatırımına.
Kapanış…
Visby’nin sunduğu Soft Commitment’ın 198. sayısı da burada sona erdi, buraya kadar okuduğunuz teşekkürler! Soft Commitment Meetup için formu doldurmayı unutmayın.
Fikir ve önerilerinizi iletmek için; eğer size Substack üzerinden size ulaşıyorsam, okuyor olduğunuz bu e-postaya yanıt vermek en iyi seçenek. LinkedIn üzerinden ulaşıyorsam da platformun mesaj kutusunu gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
3 Mart Salı günü, her zamanki Soft Commitment saatinde görüşmek üzere.
Sevgiler!



