Soft Commitment #202 | AI ile değeri artan 'In Real Life' (IRL) ve 'mid-funnel'
IRL (In Real Life) yani mid-funnel'ın önemi, Revolut’un bankacılığa özel foundation model’i, AI'ın SaaS'lara etkisi, fiziksel AI, AI Coding alanındaki öne çıkan 4 gelişme, USVC ve çok daha fazlası...
Soft Commitment’ın 202. sayısından herkese merhaba!
Soft Commitment Podcast 🎙️
Şu meşhur Spotify yıl sonu raporunda gördüm ki Soft Commitment Podcast, en çok dinlediği podcast olan 160, ilk 5 podcastten biri olan 600, ilk 10 podcastten biri olan ise 1000 kişi var. Teşekkürler!
Soft Commitment #202’yi, bizzat benim sesimle eğitilmiş bir yapay zeka modelinin yaptığı seslendirmeyle dinlemek isterseniz:
Rastlamanızın pek de kolay olmadığı konu ve içgörülerle, zihninizde daha sonra birleştirmeniz için çok sayıda nokta oluşturmaya çalışacağım.
Son 15 güne Soft Commitment bakışı atmaya hazır mısınız?
Keyifli okumalar,
Startup Grind Hosts Erman Taylan
Startup Grind İstanbul’un 12 Mayıs’taki buluşmasının konuğu benim, konumuz ise yapay zeka.
Yapay zeka iş modellerini gerçekten dönüştürüyor mu, ne kadarı hype, AI ile ürün geliştirme, organizasyonlar bu dönüşüme hazır mı, startup ekosisteminde 2026 yılı ve sonrası gibi konularda Can Kağıtcıbaşı ile fireside chat yapacağız.
Yüz yüze tanışmak, kısıtlı sayıda katılımcıyı ağırlayacak bu etkinlikte yer almak için elinizi çabuk tutun derim.
IRL (In Real Life)
Günümüzde fiziksel dünyadaki etkinlikler ve mikro komüniteler hiç olmadıkları kadar değerli. Hatta online’da ve AI ile geçirdiğimiz zaman arttıkça, gerçek dünya deneyimlerinin değeri çok daha fazla artıyor. Son altı ayda $800m yatırım yapılan, toplamda $400b büyüklüğündeki bir pazardan söz ediyorum...
Sizler ‘community-led’, ‘founder-led growth’; yeni nesil içerik işleri ve konunun etrafındaki diğer enstrümanlara sürekli vurgu yaptığımı ve bu konuların önemini ‘satın aldığımı’ zaten biliyorsunuz.
Very big tech’in, Web 2.0 ile başlayan dönemde bizlerden ‘(ç)aldıkları’ dikkat, değişen mutluluk algımız ve sosyal yaşantımız; tekrardan tersine dönüyor.
Marc Andreessen’in de dediği gibi; “Bir şey bol ve ucuz hale geldiğinde, diğer başka bir şey kıt ve değerli hale gelir”.
Hafta içinde gördüğüm bir tweet de, güzel bir kanıt oldu adeta... Tweet’te, son dönemin öne çıkan IRL yatırımları sıralanıyor ki aşağıda paylaşacağım sizinle.
Mid funnel’ın yükseliş dönemi
Gary Vaynerchuk’ın konuk olduğu TBPN’de altını çizdiği ‘mid funnel’ kavramı da dikkate değer. Funnel’ın en üstünde geri dönüşü tartışmalı sponsorluklar ve büyük çaplı kampanyalar var, en altında ise a/b testleri ve performans reklamları…
Tabii bir de aşağıdaki listeye Adam Neumann’ın WeLive’i gibi yaşama dokunan (günümüz evlerinin yerini almaya aday) şirketler eklenecek.
Zamanla bu alanı startup’lar değil, kurumlar da sahiplenmeye başlayacak. Sadece ABD’de yaşanan ve bizim uzaktan takip ettiğimiz bir trend değil, Türkiye’de de yaşanacak bir ‘yeni nesil büyüme’ aracından söz ediyorum.
İş modeli ve yatırım örneklerinden önce bir iş ilanı da paylaşayım; Anthropic’in yılda $400k maaş ödemeye hazır olduğu ‘Events Lead’ pozisyonu. Bunun gibi örnek çok…
Tinder, IRL’e öncelik vererek, $60m yatırımla insanları fiziksel etkinliklerde buluşturan bir deneyim katmanı kuruyor.
Jägermeister, tamamen IRL’e odaklanan bir VC fonu (‘BestNightsVC’) kurdu ve global bir portföy inşa ediyor.
222 Place, Gen Z için ‘kişilik eşleşmeli, fiziksel hayatta gerçekleşen sosyal deneyimler’ tasarlıyor ve bunun için $10m yatırım aldı.
Timeleft, her hafta binlerce insanı yabancılarla akşam yemeğinde bir araya getirerek €18m yıllık tekrar eden gelir yaratıyor.
Dion, insanların ilk etkileşimlerini dijitalden fiziksele çevirdiği, kapalı devre bir topluluk yapısıyla 10 bin kullanıcıya ulaştı, 30 bin kişide ‘kapıda’ bekliyor.
Pie, arkadaşlığı bile yeniden tanımlayıp IRL odaklı sosyal ağ kuruyor ve bunun için $24m yatırım aldı.
WeRoad, tanımıyor olduğunuz insanlarla grup seyahatini ürünleştirip $150m değerlemeye ulaştı.
Matchbox, algoritmaları kullanıp gerçek dünyada bağlantı kurmayı optimize ediyor.
PRAGMA: Revolut’un bankacılığa özel foundation model’i
Yakında IPO yapmayı planlayan ve $200b değerlemeyi hedefleyen Revolut’un çok değil daha bir sayı önce AIR projesinden sizlere bahsetmiştim. Şirket, hafta içinde de bir başka AI projesini daha görücüye çıkardı: PRAGMA. Bankacılık özelinde bir foundation model.
111 ülkede bulunan 25 milyon kullanıcısının, 40 milyar aksiyonundan beslenerek pre-trained edilen bir AI modeli olan PRAGMA; 200’den fazla NVIDIA H100 GPU’da çalışıyor.
Bankacılık sektörünün bugününe bakınca; fraud için ayrı, kredi skorlama için ayrı, pazarlama için ayrı bir -çoğu zaman da ML bazlı- model kullanılıyor. PRAGMA ise tam da bu noktada, halihazırdaki LLM’lerin yerini almadan, aksine onların ‘Key–Value–Time tokenization’ yöntemiyle bu 40 milyar aksiyondan beslenmesini, tek bir modelde tüm bankacılık gereksinimlerini çözebilmeyi sağlıyor.
PRAGMA bir anlamda LLM’lere milyonlarca kullanıcının milyarlarca davranışını bir embedding olarak sunuyor. LLM’ler tek başına ‘insan dilini’ çok iyi anlarken, şimdi finansal davranışları da anlayabilir hale geliyor. Üstelik fraud kararı için pazarlama aksiyonu da denkleme girmiş oluyor, yani birbirinden farklı veri setleriyle beslenen bankacılık sektörü modelleri, artık çok daha güçlü olma konusunda bugüne kadar olmadıkları kadar iddialı bir pozisyondalar.
PRAGMA’nın metrikleri bir hayli ilgi çekici duruyor:
“Credit scoring up 130%
Fraud recall up 65%
Marketing engagement prediction up 79%
Product recommendation up 40%”
Buradan PRAGMA’nın akademik dokümanına, buradan da detaylı bir anlatıma göz atabilirsiniz.
Peki Revolut’un bu yaptığı ilk mi? Hayır, Nubank de 100 milyardan fazla finansal işlemi içeren foundation model’i nuFormer’ı ve Mastercard da milyarlarca kartlı işlemi içeren LTM’yi yakın geçmişte duyurmuşlardı.
Şurası net ki domain spesifik çalışan foundation model’leri görmeye devam edeceğiz. Finans sektörü dışındaki örnekleri, LLM şirketleri piyasaya sürmek için birbiriyle büyük bir yarış halinde. Özellikle OpenAI ve Anthropic.
The 2026 AI Index Report by Stanford
Stanford’ın geçen sene de çok konuşulan The 2026 AI Index Report’u hafta içinde yayınlandı.
Raporda AI’ın bir ‘boş bir’ trend ya da hype değil; lineer büyümeyen, sıçramalı ve ivme kazanarak genişlediği ana tema olarak öne çıkıyor diyebilirim.. Yani şu şekilde bir özet yapabiliriz: AI yavaşlamıyor, karmaşık şekilde hızlanıyor.
Şu 5 maddenin tamamındaki büyümenin aynı anda olmasının altı özellikle çiziliyor: capability, adoption, investment, competition ve talent.
Diğer öne çıkanlar;
Temel modellerin artık %90’ının akademide değil, very-big-tech’lerde geliştiriliyor olması dikkat çekici.
Sadece ABD’de, üretken yapay zekanın $172b tüketici değeri yarattığı söyleniyor. Ancak kritik olan şu; bu değerin büyük bir bölümü hala gelire yansımış durumda değil.
Silikon Vadisi, AI ile beraber eski günlerine dönmüşken şaşırdığım bir konu yeteneğin ABD dışına kayması olmuş. ABD’ye göç eden AI araştırmacıları, 2017’den beri %89 düşmüş. UAE ve Güney Afrika gibi ülkelerde artış var.
AI uzmanları ve halkın AI’a psikolojik bakışı arasındaki fark da dikkat çekici. Şöyle ki; AI uzmanları %73 tüm bu yaşananların insanlığın geleceğine olan etkisine pozitif bakıyor, halkın ise yalnızca %23’ü.
Buradan SaaS’lara geçelim
SaaS’ların mevcut durumuna dair güzel bir analizi burada bulabilirsiniz. Daha önce de vurgu yaptığım second business konusu, abonelik dışı gelirin önemi, halihazırda şirketlere fatura kesen oyuncuların AI özelliklerini doğru eklemeleri durumunda hala büyük bir avantajı ellerinde bulundurması gibi 3 vurgu yapılan nokta var diyebilirim.
SaaS’lar demişken; SaaStr da hafta içinde güzel bir analiz paylaştı. Ne 2008 krizinde, ne .com balonu patladığında, ne de 2022 faiz şokunda olmayan bir şey oldu ve SaaS’lar ilk kez S&P 500’ün ortalamasının altında çarpanlarla işlem görmeye başladılar. Yazıda vurgu yapılan ise şu; SaaS’lar bitmedi, ama eski SaaS’lar bitti. Büyük karlılık marjları kayboldu, düşük churn oranları ise tehlikede, ücretlendirme modeli de baştan yazılıyor. Diğer yandan yazıda ilgi çekici bir diğer nokta da AI öncesinde de bu reset’lemenin başladığı, 2022 itibarıyla çarpanlardaki düşüş başlamış.
Şimdi de ilgiyle izlediğim bir başka alana, Fiziksel AI’a…
Jeff Bezos’un fiziksel AI odaklı yatırım fonundan daha önce #193’de sizlere bahsetmiştim. Gelen haberlere göre, JPMorgan ve BlackRock’ın da aralarında olduğu yatırımcılar, $38b değerleme üzerinden Project Prometheus’a $10b yatırım yapmaya hazırlanıyorlar.
Çin, 2025 yılında ABD’nin tam 37 katı kadar humanoid robot ihraç etmiş. Buna karşın Çin’in bu alandaki en büyük şirketinin, ABD’li rakiplerinin çok gerisinde bir değerlemeyle private market’te işlem görüyor oluşu ise ayrı konu.
AI Coding, Coding with AI, Coding AI, Coding as AI, Code by AI, Coding for AI…
1- “AI modelleri iyileştikçe yazılım geliştiriciler daha üretken değil ama daha cesur oluyor”
Cursor hafta içinde dikkat çekici bir araştırma paylaştı: “Better AI models enable more ambitious work”
500 şirketteki geliştirici davranışlarını, Temmuz’25 - Mart’26 arasındaki dönem içinde inceleyen ve özellikle model sıçramalarına odaklanan araştırma şunu diyor: Daha iyi AI modelleri, geliştiricileri daha hızlı ya da üretken yapmıyor; ama daha cesur hale getiriyor. Yazılım üretkenliğini ölçen araçlarda yakalanması güç bir gerçeklik bu. Yani output artışından bağımsız olarak; AI’a emanet edilen problem seviyesi her geçen gün artıyor.
Bir başka deyişle; junior rollere ihtiyaç azalıyor, senior rollere ise artıyor.
Cesaret de beraberinde çok daha büyük kapsamlı, daha uzun sürecek ve imkansız denilen projelere odaklanılmasının önünü açıyor.
2- Google’ın AI Coding ürünü
Google içinde güvenlik endişeleri sebebiyle çoğu takım Claude Code veya Codex gibi çözümleri kullanamıyormuş. Bu takımlara sunulan alternatif ise henüz halka açık olmayan Gemini tabanlı çözümler… Google içinde yer alan bir başka takım hatta şirket olan DeepMind içinse bir istisna uygulanıyormuş. DeepMind’ın da bu yasaklardan nasibini alması şirket içinde bir tartışma konusu olunca; DeepMind’da çalışan mühendisler ayaklanmış, hatta bir kısmı hemen işi bırakmayı dile getirmeye başlamış, Google da geri adım atmış.
“Gemini tabanlı çözümler” diyerek geçtim ama; kurucu ortağı olduğu şirketine geri dönen Sergey Brin’in Google içinde yayınladığı bir memo hafta içinde leak oldu.
Brin de hemen yukarıda anlattığım durumdan rahatsız olmuş ve içeride uzunca bir süredir geliştirilen Claude Code muadilinin çalışmalarına hız verilmiş.
3- SpaceX’in Cursor hamlesi
IPO hazırlığında olan SpaceX, Cursor’ı $60b ödeyerek satın alma opsiyonu ve bu hakkı kullanmaması durumunda da $10b’lık stratejik yatırım opsiyonunu içeren bir anlaşmaya gitti. Meraklısına not; Cursor’ın yıllık tekrar eden geliri $2b seviyesinde.
SpaceX değil de xAI çerçevesinden bakarsak; Elon Musk’ın AI Coding alanında, elinde olmayan tek güç olan dağıtım kanalına Cursor ile sahip olması bu anlaşma için arka plandaki sebeplerden biri. Bir diğeri ise; Elon Musk’ın uzayı veri merkezi konumlandırmasında da Cursor’ı kullanmayı düşünmesi.
Evet, xAI uzayda veri merkezi hamlesiyle kapasite olarak büyük bir fark yaratacak, ama bugün Anthropic’in 10’larca kat gerisinde olan token kullandırma noktasında dağıtıma ihtiyacı daha da artacak…
xAI’da arz zaten var, hedef o ki daha da yükselecek, planlanan da talebin de Cursor ile büyümesi.
4- Lemi Orhan Ergin’den ‘Rebirth of Software Craftmanship in the AI Era’ sunumu
Sunumun kendisi burada, kısa bir özeti de Lemi’nin LinkedIn paylaşımında.
Peki sunumun bende düşündürdükleri neler;
Evet, ‘craftmanship’ yani ustalık artık çok daha değer kazanıyor. Ki agile ve growth konuşarak, yazılımın 2010-23 arasındaki döneminde, ustalığı olması gerektiğinden de az önemsedik ne yazık ki.
Ve evet, Change Curve’de çok güzel ifade edildiği gibi AI Coding dönüşümünü ‘kabullenmekten’ başka bir çare yok. Evet, bugüne kadar pahalı ya da imkansız, veya ikisi birden, dediğimiz projeleri, bugün itibarıyla hayata geçirmek mümkün.
Sunumu dinle-ye-medim. Hype’ın etkisi de muhakkak ki vardır, ama tüm bunlara evet derken Lemi’nin paylaşımından çıkardığım ‘telaşsızlık’ haline ise katılamadım.
Kısalar…
Meta, çalışanlarının ekran aktivitelerini, klavye hareketlerini (keystroke) ve bazı iş akışlarını izlemeye başlayacak bir sistem üzerinde çalışıyor. 202. sayı içindeki en ‘korkunç’ haber bu olsa gerek. :) Amaçlanan şey tabii ki AI model eğitimi. Evet AI modelleri halihazırda oldukça güçlü zaten, ama ‘knowledge work’ denilen, insanların gerçekten işi nasıl yaptıklarını bilmiyorlar. Meta da bu veri setiyle birlikte, bizzat kendi iş akışlarını çok daha efektif bi şekilde AI agent’lara emanet edebilmenin yolunu arıyor.
Kapanan şirketlerin e-posta ve Slack arşivleri, AI veri seti olarak düşünürsek; hiç de fena bir kaynak değiller. Artık public internetin sonuna geldik, private tarafta hemen yukarıdaki gibi herkes kendi verisinin ‘suyunu çıkarıyor’ ve sıra ‘ölü şirketlere’ de gelmiş durumda. Dead Internet teorisinin Dead Company açılımı da diyebiliriz pekala. :)
Cloudflare, web sitelerinin agentic dönüşüme hazır olup olmadıklarına dair basit bir servis yayına aldı. URL’i verip web sitelerinin mevcut durumunu ve iyileştirmek adına önerileri görebiliyorsunuz: Is Your Site Agent-Ready? Keşfedilebilirlik, içeriğin erişilebilirliği, aksiyon alınabilirlik gibi kriterlere bakan bu servis için Cloudflare, 200 bin web sitesini analiz ederek benchmark’ları belirlemiş.
OpenAI aynı hafta içinde; hem GPT’nin 5.5 versiyonunu yayınladı, hem finansal dünyada kişisel AI çözümleri üreten Hiro Finance’i satın aldı hem Workspace Agents isimli AI agent özelliğini duyurdu hem de bi hayli geride kaldığı fotoğraf alanında ChatGPT Images 2.0’ı duyurdu... AI’ın super-app’i olma vizyonunda tam gaz ilerliyorlar.
Bir vergi yönetimi yazılımı olan owner.com’un AI çağında takım kurma ve ‘lean’ değil ‘delta force team’ odaklı playbook’u oldukça yol gösterici.
Tam ‘AI ile alakasız konular da aşağıda’ diyeceğim; ama yine hepsi dolaylı yoldan da olsa AI’a dokunuyor. 🤷🏻♂️ Soruyorum, suç bende mi, AI’da mı?..
Apple; daha WWDC gelmeden, uygulama ekosistemini ‘taksit’ kavramıyla tanıştırdı. Xcode 26.5 beta’da ortaya çıkan bu yenilik ile kullanıcılar, örneğin 1 yıllık planı satın alıp 12 taksit ile ödeyebiliyor... App Store’daki AI uygulamaları yerini sağlamlaştırdıkça; klasik utility uygulamalarından farklı olarak (arkadaki AI harcamalarını yönetebilmek adına) ‘kullandıkça öde’ modelini daha çok ön plana çıkardı ve bu da App Store’daki ciroları arttırdı. Ve Apple da bu alanda bir yenilik yapmaktan çekinmedi gibi duruyor... Bu da aynı zamanda; RevenueCat ve Adapty gibi abonelik yönetimi yazılımlarının çok yakında kullanıcıların risk analizlerini yapmaya başlayacak olmaları demek olabilir. Kim bilir, ileride App Store’da BNPL da görürüz…
Apple demişken; Tim Cook da görevini bırakacağını açıkladı, yerine de tahmin edildiği gibi donanımlardan sorumlu olan John Ternus geçiyor… Tim Cook’un gelişi nasıl doğru bir zamanda olduysa (ekosistem kurulmuştu ve iPhone ürün-pazar uyumunu yakalamıştı), ayrılışı da doğru bir zamanda oldu. 15 yılda hem operasyonel mükemmelliğe ulaşan hem de kasasını dolduran Apple; bugünse yeniden risk almaya ve doğru pozisyonlanmaya ihtiyaç duyuyor.
Palantir’in manifestosunu da mutlaka duymuşsunuzdur. Teknoloji sadece ABD değil, tüm dünyada politikleşiyor.
HubSpot, ‘outcome-based pricing’ modeline geçti. Qualified lead’ler için 1 dolar, çözülmüş talepler için 0.50 dolar… Böyle büyük oyuncular ister istemez değişimi de tetikliyor; özellikle martech alanında bir ürünün, orta vadede bunu bir seçenek olarak sunmaması ‘iddialı bir hareket’ olacak diyebilirim.
USVC: ‘Çok hızlı’ büyüyen teknoloji şirketlerine yatırım yapmanın kolay yolu
Bünyesinde $125b yönetilen AngelList, USVC’yi duyurdu. Akreditasyona ve SEC (ABD’nin SPK’sı) kaydına gerek olmadan, minimum $500 ödeyerek satın alınabilen USVC; liquidation yani yatırımdan para çıkışı için exit/IPO dışında ikincil piyasada işlem görülmesini de yeterli görebiliyor. Yani USVC yatırımcıları, her çeyrek %5’e kadar çıkış yapabilecek, eğer ikinci piyasada bir karşılık oluşuyorsa...
OpenAI, Anthropic, xAI ve Vercel gibi şirketlere tek bir sepette yatırım yapabilme imkanı her halükarda dikkat çekici. Bu şirketlerin her biri için, ayrı ayrı düzenlenen yatırım turlarına (SPV’ler aracılığıyla) katılma imkanı sunan platformlar zaten vardı, aynı şekilde bu şirketleri yatırım yapan ETF fonları da. Ama AngelList’in USVC’si de güzel ve kolay bir alternatif olmuş. USVC muadillerinden;
güçlü yatırım komitesi
düşük yönetim ücretleri
kolay yatırım süreçleriyle
ayrılıyor. Burayı hemen biraz açayım… Örneğin yukarıda da bahsettiğim, Pre-IPO şirketlere yatırım yapabileceğiniz platformlarda; hem daha yüksek yönetim ücreti ödüyorsunuz hem de yurtdışında bulunan (saklama yapan) bi bankaya üye olmanız bekleniyor ki bu da biraz meşakkatli bir süreç…
USVC’nin yatırım komitesinde Naval Ravikant da var, ki siz muhtemelen kendisini ‘yeni nesil bir internet düşünürü’ olarak tanıyorsunuz ama Naval, aynı zamanda AngelList’in de kurucu ortaklarından biri.

Kapanış…
Soft Commitment’ın 202. sayısı da burada sona erdi.
Fikir ve önerilerinizi benimle paylaşmak için; Substack’den e-bülteni okuyorsanız, bu e-postaya yanıt vermeniz en iyi seçenek. LinkedIn’den okuyorsanız -ki bence Substack’in okuma deneyimi on kat falan daha iyi- mesaj kutumu kullanabilirsiniz.
12 Mayıs Salı günü, her zamanki Soft Commitment saatinde, e-posta kutunuzda ve favori podcast uygulamanızda görüşmek üzere.



