Soft Commitment #203 | Toplumda AI reddi, "Managed agents", yükselen LLM app'leri...
Dopdulu bir sayıda, onlarca alt başlıkta başka yerde kolay kolay rastlayamayacağınız içgörü ve gelişmeler sizlerle. Son on beş güne Soft Commitment bakışı atmaya hazır mısınız?
Soft Commitment’ın 203. sayısından herkese merhaba!
Bugün yani 12 Mayıs Salı 19:00’da, Startup Grind’ın konuğu benim, konumuz da tabii ki AI, lokasyonumuz ise Etiler’deki Han Spaces. Yarın da Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) çatısı altında hazırlanan Türler Arası Para Raporu’nun lansman etkinliğinde sahnedeyim.
Soft Commitment Podcast
Şu meşhur Spotify yıl sonu raporunda gördüm ki Soft Commitment Podcast, en çok dinlediği podcast olan 160, ilk 5 podcastten biri olan 600, ilk 10 podcastten biri olan ise 1000 kişi var. Teşekkürler!
Soft Commitment #203’ü, bizzat benim sesimle eğitilmiş bir yapay zeka modelinin yaptığı seslendirmeyle dinlemek isterseniz:
Rastlamanızın pek de kolay olmadığı konu ve içgörülerle, zihninizde daha sonra birleştirmeniz için çok sayıda nokta oluşturmaya çalışacağım.
Son 15 güne Soft Commitment bakışı atmaya hazır mısınız?
Keyifli okumalar,
🔮 Soft Commitment Signals
1- AI’ın toplum kabulü ve Gen Z’nin AI reddi
Yapay zekanın bugüne kadar pek de konuşmadığımız ‘toplum kabulü’ sorunu var. Bir önceki sayıda, Stanford’ın raporundan şunun altını çizmiştim:
“AI uzmanları ve halkın AI’a psikolojik bakışı arasındaki fark da dikkat çekici. Şöyle ki; AI uzmanları %73 oranla tüm bu yaşananların insanlığın geleceğine olan etkisine pozitif bakıyor, halkın ise yalnızca %23’ü.”
Büyük AI laboratuvarları, şu an hala iletişimlerini, yapay zeka ürünlerini uzmanlar ve erken benimseyen kitle kullansın odağında tutuyor. OpenAI TBPN’i satın alıyor örneğin, ya da Google ve Apple belki mass’e dokunuyor ama sadece ‘büyülü’ bir yerden; artık şunu böyle yapabileceksiniz diyerek.
Ve bu şirketler toplumdaki AI kabulünu hala fazlasıyla hafife alır haldeler. Oysa bu insanlar eğitim hayatlarının nasıl şekilleneceğini, kariyerlerinin ne yöne gideceğini bilmiyor, yakın çevrelerinden işsiz kalan insanların hikayelerini duyuyor, hayattaki partner’leri (eş, sevgili, arkadaş…), onları AI önerisiyle terkediyor…
Şu an tam da bu toplum kabulü için çalışılması, üzerine düşülmesi gereken zamana girdik. Nasıl spektrumun bir ucunda, AI’ı dibine kadar kullanmaya çalışan, hayatını değiştirmeyi kafaya koymuş bir kitle varsa -yani bizlerden söz ediyorum-; en az bir o kadar da bu dönüşümün tam karşısında duranlar var diyebilirim.
Biraz gerçek istatistiklere gireyim mi? Gen Z’lerle yapılan bir ankette, %44’ü en az bir kere çalıştıkları şirketteki AI stratejisini sabote ettiklerini söylüyor. Daha genel bir vakaya gidelim; New York’da açılması planlanan AI odaklı lise; veli, öğretmen ve öğrencilerden gelen yoğun tepkiler sonrası, rafa kalktı. Eğer öneri kabul edilse, okulun adı “Next Generation Technology High School” olacaktı. Diğer yandan da QuitGPT gibi oluşumların sayısı iki elin parmaklarını geçmeye başladı.
Örneklerin sayısını arttırmak pek mümkün. Hatta bu alanda şöyle ilginç bir gelecek senaryosu da okudum; ABD’de bir sonraki seçimlerde AI’a karşı negatif bakış daha da artacak ve siyasiler, AI’a karşı durmayı bir ‘konumlanma’ olarak kullanacak.
İnsanların en baştaki çekincesini, Maslow teorisini düşünerek kolayca bulabiliriz. En başta kendilerini, sonrasında yakınlarını bu değişimin içinde adeta kaybolmuş hissediyorlar. Önce maddi kaygılar, hemen sonrasında da ‘bir işe yarama’ güdüsü için büyük bir soru işaretinin içindeler.
Çözüm kural koyucuların AI’ı regüle etmesi, ve buna bir hayli uzağız. Artık şunu söylemek mümkün; Universal Basic Income için pek yakında planları duymaya başlayacağız, en azından ilk versiyon için.
2- “Forward-deployed AI Engineer”
En çok Palantir’le özdeşleşen Forward-deployed Engineer’lar; müşterinin ofisinde, problemi yerinde anlayan ve ürünü gerçek iş akışına göre en hızla uyarlayan; klasik bir satış & kurulum süreci değil, doğrudan sonuç üreten mühendis profili demek.
Özellikle erken aşamada, B2B AI ürünü geliştiren girişimlerde bu kavram yeniden şekilleniyor. Bu şirketlerin en yetenekli müşteri destek ve satış elemanları; adeta birer Forward-deployed AI Engineer’a dönüşüyor. Bu kişiler sadece istekleri daha doğrusu ihtiyaçları anlamakla kalmıyor, onları geliştiriyor da.
İleri aşamada ise bu hafta iki gelişme birden okuduk, hatta ben bu başlığı atmaya karar verdikten sonra geldi bu haberler. OpenAI; “OpenAI Deployment Company” adındaki yeni şirketiyle, kurumların AI süreçlerine birinci elden katkı sunacağı insiyatifini paylaştı, Anthropic de çok benzer şekilde. Ve iki şirketin de bu işlerini birer Joint Venture olarak kurmaları ve seçtikleri ortaklar da oldukça akıllıca.
Software as a Service → Service as a Software
Bu arada kendi içinde benzer bir yaklaşım benimseyen Stripe; bu değişimin adını bile koymuş: Forward-deployed AI Accelerator.
Stripe bu rolü müşteride değil, kendi içinde konumluyor. Pazarlama takımındaki 20 kişiyle eşleşen Forward-deployed AI Accelerator’lar; önce ihtiyaç ve iş süreçlerini dinliyor, sonra AI ile beraber, bu kişilerle ürün geliştiriyorlar.
Girişim kurucuları için nöroçeşitliliğin önemi
The Entrepreneurs Network, Barclays Eagle Labs ile birlikte İngiltere’de girişimini kurmuş ve ‘nöroçeşitlilik’ tanısı almış 502 founder ile anket yapmış. Peki nedir bu nöroçeşitlilik? Nöroçeşitlilik; insanların beyinlerinin ve düşünme/öğrenme/dikkat kurma biçimlerinin doğal olarak farklı çalışmasına deniyor. Örneğin; ADHD, otizm, disleksi gibi durumlar bu çeşitliliğin birer örneği. Bu arada İngiltere’de insanların yaklaşık %15’inin bir nöroçeşitlilik formuna sahip olduğu belirtiliyor…
Bu satırlara okuyan sizlerde eminim bu oran daha da yüksektir. :) Yani bizlerde.
Şöyle bir bağlam da katayım; Hummingbird Ventures ki kendileri Peak Games’in de erken aşama yatırımcılarından olur, nöroçeşitliliğin founder başarısında neredeyse olmazsa olmaz olduğunu savunuyor… 2024 Nisan’ında sizinle paylaştığım bu kafa açıcı makalede detaylar mevcut.
Rapora göre ise; nöroçeşitlilik formuna sahip kişiler, iş hayatında bazı görevler için evet çok avantajlı, bazıları içinse değil. Üstelik bu kişilerin uğradığı ‘ayrımcılık’, hele ki kendi girişimlerini kurmayıp kurumsal kariyeri seçtiklerinde yaşadıkları zorluklar da cabası…
Dönelim founder olmaya… Yine rapora göre founder’lar, bu durumun çok büyük bir oranda kendilerine avantaj sağladığını düşünüyor. Bu noktada; yaratıcı düşünme, dayanıklılık, yaratıcı pazarlama hamleleri bulma ve yatırım süreci ise en çok öne çıkan başlıklar.
Doğru görevleri delege etme ve belki de en önemlisi doğru kurucu ortak seçmeyle beraber nöroçeşitlilik bence de kurucular için büyük bir ‘unfair advantage’.
AI ile Türkçe konuşmak 2 kat daha pahalı
AI ile hangi dilde konuşuyorsunuz? Mesela ben Türkçe konuşuyorum, ilgili yerlerde anahtar kelimeleri İngilizce yazmaktan da çekinmiyorum.
Hafta içinde öğrendim ki, AI ile Türkçe konuşmak (input token’larında) OpenAI’da 1.36, Anthropic’de 2.07 kat daha pahalı… Yani daha fazla input token tüketiyor.
Detaylar burada mevcut, ama özetle şunu söyleyebilirim; sebep metin <> token çevirisini yapan tokenizer’larda yatıyor.
Sadece founder’ların konaklayabildiği otel
Bir önceki sayının manşetine taşıdığım ve fazlaca dikkat çeken IRL (In Real Life) konusunda gözüme çarpan ilgi çekici bir oluşumu paylaşayım: Superhero Hotel.
Sadece founder’ların konaklayabildiği, hatta her katta ayrı bir kategoriyi misafir eden, San Francisco merkezli bir otel. Otel’den de ziyade bir inovasyon merkezi.
Güzel fikir; bana sorarsanız, bunun benzerlerini VC’lerin, okulların ve devletlerin açacağı günler yakındır.
Open Source, AI Slop tehlikesiyle karşı karşıya
#199’da detaylıca yazmıştım, hafta içinde de böyle bir makaleye denk geldim… Gerçek örneklerle, sorunun ne denli büyük olduğu kısa ama net anlatılmış.
GitHub’ın Şubat ayında yayına aldığı, PR isteklerini kapatan ya da belirli kullanıcı grubuna açan özelliği öyle görünüyor ki artık bir ihtiyaç. Diğer türlü AI agent’ları üstelik iyi niyetli olup olmadığını da bilmeden, ‘gerçek’ contributor’ları bir hayli zorluyor…
Claude verilerinden; AI’ın rehberlik için kullanımı
Anthropic, Claude’nin hangi amaçlarla kullanıldığına dair detaylı bir araştırma paylaştı.
Araştırmada asıl ön plana çıkan; kullanıcıların %6’sının, direkt hayatlarına dair bir öneri veya rehberlik almak için AI’ı kullanması. Yani ‘kredi kart borcu faizi nasıl işler?’ sorusu değil, ‘sence bu ay kredi kartı borcumu ödemeli miyim?’ sorusunun sorulması. Rehberlik isteyen kullanıcılar en çok sağlık, sonra kariyer, ilişkiler ve finansal varlık yönetimi alanında AI’a danışıyor.
Anthropic, konuşmaları analiz ettiğinde, kullanıcıları ‘gereksiz pohpohlama’ olarak Türkçeye çevirebileceğimiz sycophancy problemini vakaların %10’unda yaşamış. Ama mesela ilişkilerde %25…
AI en başta bilgi veriyordu, sonra iş/output üretmeye başladı. Bu iki katmanda da çok sayıda problem var çözülmeyi bekleyen; ama asıl üçüncü katmanda, buna da rehberlik etme diyelim, daha yolun başındayız.
Bir de şu an tek taraflı bir iletişim içindeyiz, bir süre sonra AI bize kendi kendine soru sormaya, öneride bulunmaya, hatırlatma yapmaya başlayacak, yine rehberlik ekseninde. Örneğin ‘Erman geçen gün bana anlattığın konuda aksiyon almadın mı hala yoksa?’ diyecek…
Kullanıcılarını mutlu etmek, platformda tutmak ve daha fazla token harcatarak bir üst pakete geçmelerini sağlamak gibi başarı kriterleri olan şirketlerin önünde çok büyük bir sınav duruyor, daha doğrusu onların değil de bizim… Ve öyle görünüyor ki tüm bunlar çözümü olan, çözülebilecek değil; en fazla yönetilebilecek olan konular.
Dikkatimi çeken AI ürünleri ve güncellemeleri
Önce biraz gülelim: Oryzo AI.
1- Founder-problem fit’in tavan yaptığı iki ürün
GitLab kurucu ortağı Sid Sijbrandij, açık kaynak kodlu AI Coding ürününü tanıttı: Kilo Code. Şimdiden bir milyondan fazla kullanıcıya ulaşan Kilo Code, 500’den fazla modeli kullanmanıza izin veriyor, ücretli modellerin fiyatlarının üzerine bir komisyon almıyor. Bağlamı yönetmenize ve takım arkadaşlarınızla paylaşmanıza izin veren Kilo Code; farklı modellerin sonuçlarını kolayca test etmenize olanak tanıyor, birden fazla agent’ı farklı görevler ve farklı ortamlar üzerinde çalıştırmanıza olanak sağlıyor.
UiPath bünyesinde üst düzey rollerde çalışan kurucu ekibe sahip olan Intuned Agent; tarayıcı otomasyonlarını kolaylaştırıyor, hedef üründeki değişimleriyse kendi kendine handle edebiliyor. Zaten girişimi yüzlerce scraper ürünününden ayıran da tam olarak bu.
2- Claude Financial Services: “Managed agents”
Claude, finans takımları için Cowork ve Claude Code üzerinde hazır birer plugin olarak kullanılabilir yeni şablonlarını tanıttı.
Şu an için Finans’taki plugin’ler arasında değerleme, muhasebe ve raporlama gibi konular ön planda.
JPMorgan, Goldman, Citi ve Visa gibi kurumlar da şimdiden managed agent’ların kullanıcısı konumunda. Çok yakında bu managed agents kavramını farklı sektörler içinde duymaya başlayacağız.
3- Ürünüzü ChatGPT veya Claude içinden yönetilebilir/kullanılabilir hale getirmek
Shopify, ChatGPT ve Claude üzerinden mağazanızı yönetebilmeniz için app’lerini duyurdu. Peki sizce LLM’lerdeki app’lerin, son dönemdeki tek örneği Shopify’a mı ait? Hayır.
Bu arada ‘app’ derken; Shopify’ın yaptığına ChatGPT şargonunda Apps, Claude’de ise Connectors deniyor. Şimdi örneğini vereceğim Facebook’un yaptığı ise aslında MCP. Hala kavram kargaşası var, ama zamanla bunlar da oturacaktır.
Evet, Facebook, reklamlarınızı ChatGPT ile Claude üzerinde daha verimli kılmanıza yarayacak MCP’lerini tanıttı. Hem read hem de write yetkisiyle; yeni reklam yayına almak, ROAS gibi metrikleri okumak ve analizler yaptırmak mümkün.
Şimdi ortaya bir örnek ve bir kavram daha atıyorum; CLI. Fal da hafta içinde Claude için genmedia CLI’ını duyurdu... Yani artık terminalde, kendiniz ya da AI agent’ınız Fal’ın üretken medya üretimi yeteneklerini kullanabilecek.
Kavramları şöyle bir toparlamak gerekirse;
Apps / Connectors → ChatGPT ve Claude’nin onayladığı uygulamalar. Hedef kitlenizi ‘düz’ son kullanıcılara kadar indirebiliyorsunuz.
MCP Servers → Geliştiriciler ile otomasyon kurgulayanları hedefleyen, aslında 1. maddedeki uygulamaların da çalışmasını sağlayan teknolojik katman.
CLI → Teknolojik taban çok benzer, hedef kitle direkt olarak terminali kullanan geliştiriciler ve AI agent’lar.
Skills → Bir de Claude özelinde bunlar var. Stripe’ın yaptığı gibi, bağlantı için gerekli teknolojiyi vermiyorsunuz da, LLM’e bu bağlantıyı ne zaman ve nasıl yapması gerektiğini anlatıyorsunuz.
4- UAE, 2 yıl içinde devlet işlerinin yarısını AI agent’lara emanet ediyor
Şirketlerin AI dönüşümünde ‘founder mode’ ne kadar önemliyse, ülkeler için de durum farklı değil… Birleşik Arap Emirlikleri, iki yıl içinde devlet işlerinin (servisler ve operasyonlar) yarısını Agentic AI’a taşıyacağı projesini duyurdu.
Hedef tam manasıyla bir AI-driven Government olmak.
Eğitim ve kültür gibi ön-şartların, yapılan açıklamadan anlıyoruz ki farkında olunması, buna ek olarak ülkenin bugüne kadar attığı ve benim de sizinle birden çok kez paylaştığım vizyoner adımları da düşününce gerçekçi bir proje diyorum.
CapEx harcamaları geçen senenin neredeyse iki katına çıktı, geçen yıla göre artış %77
Hafta içinde very-big-tech’ler çeyrek sonuçlarını açıkladılar. Microsoft, Meta, Amazon ve Google’ın 2026’daki CapEx harcamaları $700b’ı aştı, asıl dikkatleri çeken ise geçen yıla göre artış yüzde 77.
Dört şirketin tamamı, Wall Street’in beklentilerini aşarken; bulut servisleri de son 15 çeyreğin en sert büyümesini yakaladı. Google Cloud Platform %63, Azure %40, AWS ise %28 büyüdü.
Tabii bu CapEx harcamaları, örneğin 2000’lerin başındaki telekom sektörü gibi 20-30 yıl amortismanı olan harcamalar değiller, bu noktada da Google ve Microsoft’un yoğun olarak yaptığı gibi kendi çip teknolojisine yatırım kaçınılmaz oluyor. Diğer bir önemli fark da herkesin harcaması, ama Meta’nın hala AI’dan para kazanamaması.
Kabaca bu şirketler, şu üç olgunun gelecekte lideri olmak için yarışıyor:
Inference: AI modellerinin gerçek bir kullanıcı isteğine cevap üretme süreci.
Dağıtım: Müşteriye (B2B ya da B2C) ulaşım. Tabii bu yarış çok daha geçmişe uzanıyor.
Altyapı: Daha büyük resimde; veri merkezleri, enerji…
AI’ın enerji kadar, finansal sürdürülebilirliğini de masaya yatıracağımız yıllara hızla yaklaşıyoruz.
Kazanıyorlar, harcıyorlar. Daha önce de yazdığım gibi .com balonunda yine bugüne çok benzer bi tabloda yapılan network yatırımları, web 2.0’ın döneminin doğuşuna, ve hiç beklemediğimiz bir şekilde sosyal internetin ortaya çıkmasına sebep oldu. Ama tabii ki şu an büyük oranda; karşılığı olmayan ya da karşılığının nerede olacağı belli olmayan bir harcama kaleminden söz ediyoruz.
Internet of AI
Bu yeni kavramı Om Malik’te gördüm. Kendisi kısaca AI’ın yeni bir internet akışı ve dolayısıyla altyapısı oluşturduğundan bahsediyor. Bugünkü internet trafiği, Netflix mesela sunucudan kullanıcıya. AI ile beraber yeni trafik ise; GPU’ların birbirleriyle ve kullanıcılarla konuşmasından oluşuyor.
Biz insanlar için kurulan internet altyapısı şimdi makinelere doğru bir evrimin içinde: Makinelerin İnterneti.
Veri merkezleri arasındaki bağlantılar, fiber hatlar, özel çipler, enerji anlaşmaları ve inference kapasitesi ile adeta yeni bir ağ kuruluyor.
GitHub da usage-based pricing’e geçti
Bir önceki sayıda aynı şekilde kullanım bazlı fiyatlandırmaya geçen HubSpot’u sizlere aktarmıştım. Şimdi de GitHub, Copilot ürününde Haziran ayı itibarıyla bu modele geçeceğini açıkladı. Küçük, orta ve büyük gibi paketler yine olacak, ama her paket belirli token limitiyle gelecek ve aşımlarda token bazlı ücretlendirmeye tabi olacaksınız.
Hem AI kullanmak pahalılaşıyor, hem de ‘kullandıkça öde’ ya da iş modeline göre ‘başarılı sonuç başına öde’ dönemine giriyoruz.
Bu arada; Bessemer’in de AI çağında pricing ile ilgili güzel bir makalesi burada. Bessemer’e göre AI ile üç yeni kategori doğru:
Consumption-based pricing: Şirket için en risksiz yöntem, ama teknik ürün istisnası dışında, kullanıcının platforma geliş amacıyla token tüketimi arasında nasıl bir denge olduğunu da anlaması ve çözmesi gerekiyor.
Workflow-based pricing: Müşteri için en anlaşılır olanı, yapılan işe göre bir bedel ödemek. Ama burada da platformun işlerin büyüklüğü için bir ortalama belirlemesi ve bunun aşılmamasını ümit etmesi gerekiyor. Nedir, mesela analiz edilen doküman sayısı.
Outcome-based pricing: Müşteri için en net olanı, süreç değil başarılı süreç başına para ödemek, ama burada platformun aldığı risk daha da artıyor. Nedir, mesela çözülen müşteri destek talebi sayısı.
İş modeline göre değişmekle beraber; çoğu modelde hibrit yaklaşımlar gerekecek gibi.
Kapanış…
Soft Commitment’ın 203. sayısı da burada sona erdi.
Fikir ve önerilerinizi benimle paylaşmak için; Substack’den e-bülteni okuyorsanız, bu e-postaya yanıt vermeniz en iyi seçenek. LinkedIn’den okuyorsanız -ki bence Substack’in okuma deneyimi on kat falan daha iyi- mesaj kutumu kullanabilirsiniz.
Şimdiden herkese iyi bayramlar! İki haftalık bir bayram tatili arasıyla beraber; 9 Haziran Salı günü, her zamanki Soft Commitment saatinde, e-posta kutunuzda ve favori podcast uygulamanızda görüşmek üzere.
Sevgiler.


