Soft Commitment’ın AI & Work Partner’i Datassist’in sunduğu #213’den herkese merhaba!
Soft Commitment Podcast
#213’ü benim sesimle eğitilmiş bir AI modelinin seslendirmesiyle dinlemek isterseniz ki son güncellemeyle beraber seslenirme “Erman bir TRT spikeri olsa nasıl konuşurdu” tadında:
Datassist’ten “Agentic Payroll” | Şirketinizin bordrosu 3 ay ücretsiz
Datassist’i çok muhtemel biliyorsunuz. Bilmiyorsanız da daha önce farkında olmadan da olsa ürünlerine maruz kalmanız çok olası. 27 yıllık geçmişe sahip Datassist, bugün 500’den fazla şirket için yılda milyonlarca bordro hesaplıyor. Datassist, aynı zamanda global bordro ve istihdam şirketlerinin de Türkiye’deki iş ortağı ve yazılım sağlayıcısı konumunda.
Datassist’e dair açıkçası beni en çok heyecanlandıran şeylerse; sahip olduğu bu bilgi birikimi ve veri seti ile; sunabileceği yeni ürünler ve girebileceği yeni pazarlar. Neden, çünkü bordro çok büyük ve trilyon dolarlık iş güçü pazarının yapı taşını oluşturuyor. Bir örnekle bitireyim burayı; Datassist’in yıllık hesapladığı maaş tutarı toplamı; 100 milyar TL’nin üzerinde.
Datassist ile ilerleyen sayılarda şirketin AI-native çalışma şekline dair çok konuşacağız, MCP’lerden A2A ürünlere, orada çok malzememiz var. Ama ilk sayıda, Agentic Payroll ürününden bahsetmek istiyorum size.
Agentic Payroll | Hızlı, verimli ve uygun
“Soft Commitment’tan geliyorum” dediğinizde üç ay şirketinizin bordro hizmetini Datassist güvencesiyle ücretsiz olarak alabileceksiniz. Evet, çalışan sayısı sınırı da olmadan. :)
Datassist’in kendi bordro süreçlerini yönetmek için de bir süredir kullandığı ürün, yerel LLM’lerle bordro sürecini, “Service as a Software” olarak ele alıyor. AI ile konuşarak bordro yapabiliyorsunuz, %65 daha hızlı, kolay ve son onayı veren de uzman Datassist ekibi.
Agentic Payroll ürününe dair detaylar ve demo linki burada.
Agentic Payroll; girişim kurucuları için bordroyu out-source etmekten daha uygun ve AI-native çalışan bir seçenek; kurumsal şirketler içinse, kontrolü elden bırakmayıp %65 hız avantajıyla operasyonel verimlilik demek şeklinde özetleyebilirim sanırım.
AI’nin sonuç üretme hızının; insanların bu sonuçları anlama ve kurumların da değişime uyum sağlama hızını geçtiği, çok ilginç bir dönemden geçiyoruz. Soft Commitment bir nebze de olsa bu hızı yakalamanıza yardımcı olmaya (birey ve kurumunuz olarak) talip.
Rastlamanızın pek kolay olmadığı konu, ürün ve içgörülerle, zihninizde daha sonra birleştirmeniz için çok sayıda nokta oluşturmaya çalışacağım.
Son 15 güne Soft Commitment bakışı atmaya hazır mısınız?
Soft Commitment’ı ilgisini çekeceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşmayı da lütfen unutmayın. Beraber ve sayenizde büyüyorum/z.
Keyifli okumalar,
AI Agent’ların bugünkü ekonomiye etkileri ve “network effect” kavramının değişimi
Kişisel AI agent platformlarına son sayıda detaylıca değinmiştim. Özellikle Instinct ve Muse’un odak alanları, ödemeler. Biraz açalım bunu… Yani;
fiyat araştırması ve karşılaştırma,
kampanya takipleri,
ve biriken puan ve bonuslarınızın efektif kullanımı.
Müşterilerin bugüne kadar -ve hala- ödüyor oldukları “sadakat cezası” kavramını daha önce duymuş muydunuz? 2018’de UK’de yapılan bir araştırmaya göre sadık müşteriler, yılda yaklaşık 5.5 milyar dolar fazla ödüyor… Sigortacıların karlarının neredeyse büyük bölümü sadık müşerilerinden geliyor. Amazon’un neredeyse ürün satışı kadar reklamla para kazanmasına rağmen Muse’u engellemesi burada büyük bir gösterge zaten.
Bankacılıkta da benzer bir durum var. Apollo’nun baş ekonomistine göre; AI agent’ları, halkın düşük faiz veren bankalarda duran mevduatlarını, daha yüksek faizli bankalara taşıması, bir “bank run” riski bile taşıyor.
Çok abarttığımı, AI agent’ların bu kadar yüksek karar gücü havuzuna (kullanıcıya) sahip olması durumuna uzak olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Vercel, yıllık %150 büyümeyle 600 milyon dolar gelire ulaştı. Ve yeni işlerin %50’si AI agent’lardan geliyor, yıl başında bu oran %3’tü. Supabase’e gidelim, yeni müşterilerin yüzde 70’i AI agent’lardan geliyor, şirketin değerlemesi 10 milyar dolar.
Evet yazılım çok ileride. Ama ya yarın benzer durum insanların rutinlerine inerse. Ki en büyük son kullanıcı şirketlerinden Meta, tam olarak bunun peşinde… Ya Meta, OpenAI ve nicelerine kişisel AI agent’ların benimsenmesini başarırsa? Tüm ekonomik dengeler onlar kazandığında şaşacak. Burada zaten asıl soru, teknolojiden önce; bu dengeler.
AI agent’lar yaygınlaştıkça network effect nasıl değişecek?
Bugün internetteki ekonominin de, gerçek hayat ekonomisinin de en büyük gücü belki de network effect. Kısaca; herkes WhatsApp’ta diye, istesek de Bip kullanamıyoruz.
Peki AI agent’ların network effect’i var mı? Teknik olarak yok, benim agent’ım Muse’da çalışır, sizinki Grok Bot’ta.
Ama Andrew Chen, ilginç bir bakış açısıyla bugün değil ama yarın AI agent’ların da bir ağ etkisine sahip olabileceğinden bahsediyor.
Ya AI agent’lar kendi platformlarını da inşa etmeye başlarsa? Mesela notlarınızı Notion üzerinden düzenlemek yerine bir benzerini kendisinin oluşturması. Zaten Notion.com’a giden kalmayacak, varsayım bu ya…
Sonucu kimse bilmiyor; ama temelde iki ihtimal var. Açık ve kapalı agent ekosistemleri. Ki hemen aşağıda e-ticaret odağında bir protokol okuyacaksınız, bu tam anlamıyla bir açık altyapı ile kapalı ekosistem mücadelesi örneği.
Meta ve Sierra’dan Personal Agent Protocol (PAP)
Diğer yandan hafta içinde Meta ile Sierra, kişisel AI agent’lar dijital platformlara login olurken bir standart oluşsun diye bir protokol hazırladıklarını duyurdu. Meta ve Sierra dışında; Genesys, Instinct, Rocket, Shopify, Stripe ve Walmart protokolü destekliyor.
“Peki Zeki Müren de bizi görecek mi?” | Bir takım videolar…
Sevgili Sonat Kaymaz’la beraber, ismi bile olmadan, “deneme çekimi” diyerek bir “AI gündemi” bölümü çektik... Kişisel AI agent platformlarına, eğitimin geleceğine ve FDE konusuna eğildik. 52 dakika keyifli sohbet; buyursunlar. Eğer beni hala Instagram’da takip etmiyorsanız, 40’tan fazla kısa videomu da kaçırdınız demektir. :)
Post AI’da fintech’e ne olacak?
Ülkemizde malum, konu fintech olunca bambaşka bir gündem hakim. Şimdi de fon krizi… Burada tamamen global olarak ve son yıllarda ülkemizde yaşanıyor olan temizlik ve/veya düzenlemeden bağımsız düşüneceğim.
Uzunca bir süredir takip ettiğim Simon Taylor, önce “Fintech is dead” başlıklı bir yazı kaleme aldı, sonra da e-bülteninin isminden Fintech’i attı, Brainfood kaldı.
Yazıyı da okuduktan sonra şunu söyleyebilirim; ölen fintech değil, finansal teknolojileri ayrı bir yatırım/girişim kategorisi yapan olguların, anlamını yitirmesi. Biraz dönemsellik, biraz da AI ile… Hatta fintech ölmedi, kazandı.
Evet dönemsellik; çünkü teknolojinin açtığı pencere yeni devler yarattı, inovasyon ve regülasyonlar büyük oranda tamamlandı.
Mantık basit: Bir teknolojik dönüşüm başarıya ulaştığında, o dönüşümü temsil eden kategori zamanla ayrıcalığını kaybedebilir.
2021’de VC yatırımlarının %22’si fintech’lere gidiyordu, 2026’da ise bu oran tam yüzde 6’ya geriledi.
Evet AI; çünkü finansı üçe ayırmamız gerekirse; decision (karar), record (kayıt) ve tabii distribution (dağıtım) diyebiliriz. Karar ve dağıtım AI’a kayıyor/kayacak.
Peki bundan sonra ne olacak? Bence;
Stripe, Ramp, Nubank, Revolut, Robinhood… Bugünün devleri büyümeye devam edecek. Yeni oyuncular da gelecek ama artık eskisi kadar işleri kolay olmayacak.
AI-first servis sektörünün fintech kolunda önemli oyuncular göreceğiz. Finansal yatırım yani servet yönetimi, muhasebe, vergi gibi alanlarda eskiden pahalı olan hizmetlerin her biri milyar dolarlık AI-first oyuncular doyuracak.
Fintech’lerin doğuşu, “bankaların umursamadığı” müşteri kitlesiyle oldu, artık AI etkisiyle de bankalar her işe burunlarını sokacak. Ürün geliştirmeleri daha kolay, dağıtım konusunda zaten avantajlılar. Yeni fintech oyuncuları için de dağıtım zor hem de daha zor…
Fintech’ler, AI ekonomisinin müşterisi değil, kural koyucularından da olabilirler. Bu noktada zaten işlediğim Stripe-OpenRouter ve Ramp-Router, stablecoin’lerin A2A ödemelerdeki yeri ve x402 gibi çok güçlü sinyallerimiz de var.
Ürün profesyonelleri tam bir kaos içinde | “State of Product 2027” by Atlassian
Atlassian’ın The State of Product 2027 isimli çalışmasına da Soft Commitment bakışı atalım mı? Ürün profesyonelleri için çok ilginç sonuçlar var. Tam bir geçiş dönemi!
Rapor için Atlassian, 1000’den fazla yönetici ve üzeri seviyede, ortalama 750 çalışanı olan şirketlerde çalışan kişilerle konuşmuş, %70’i ABD, kalanı EU’dan…
AI kullanmayan yok (%99), ama AI’ı iş akışına tamamen entegre edip, minimum bir gözetimle otonom ve agentic sistem kurabilenlerin oranı %13.
Yine neredeyse herkes daha hızlı ürün geliştirdiklerini, ancak %80’lik bir kesim de müşteriye değer sunmada geride olduklarını söylüyor. %69’a göre karar alma hızı artmamış. Yani ürün geliştirmedeki hız; karar alma ve dağıtımda yok.
Burası çarpıcı… Ürün insanlarının yüzde 89’u, yeni kurulan AI-native girişimlerin, mevcut ürünlerini hızla yakalamasından endişe ediyor. Çok endişe edenlerin oranı tam yüzde 38.
Burası da bi hayli dikkat çekici… AI ile beraber ekiplerin yüzde 89’u eskiden başka bir departmana ait olan sorumlulukları devraldıklarını, %70’i de “rolünün sınırlarını çizmekte zorlandığını” söylüyor.
Departmanlar arası işlerde; işe Product’ın liderlik ettiğini söyleme oranı %47’den %24’e gerilemiş.
Ürün takımlarının bir numaralı önceliği ve hedefi; her geçen gün daha da fazla gelir, pazar payı ve karlılık yaratmak haline geliyor.
Katılımcıların yüzde 82’si, ekip arkadaşlarının düzenli olarak Workslop (“düşük emekli AI çıktıları”) ürettiğini söylüyor. Daha da beteri, yüzde 66’sına göre yönetici kadrosu bu problemi çözmek için henüz harekete geçmemiş.
Generative UI Playbook: Kullanıcılarınız AI agent ile olan deneyimlerini nasıl yaşamalı? | ChatGPT, -Monogram’ın vaadi olan- “etkileşimli arayüzleri” devreye aldı
Monogram’ın denediği benim de #199’da sizinle paylaştığım interaktif LLM konusunda önemli bir adım, ChatGPT’den geldi.
Şirket adına Intelligent UI dediği özelliğini, 6. model ailesiyle birlikte duyurdu. Hatta sizi bilemem ama kendi hesabımda deneyimlemeye başladım bile.
ChatGPT’nin bağlama göre getirdiği UI elemanları statik değil, yani oynanabilir, hareket eden, adeta çalışan mini arayüzler şeklinde.. Platform, “bu özellik ne işe yarayacak?” sorusuna ise “zorlu konuları daha kolay anlamaya” şeklinde yanıt veriyor.
Bu arada; statik değil interaktif UI elemanları derken; Perplexity de benzer bir konuda üç boyutlu objelerle yanıtlar verebildiği özelliğini duyurdu. Google ise şu an için kapalı beta olarak, yazılan prompt doğrultusunda anlık ve çok kullanıcılı oyunlar üretebilen bir özellik tanıttı.
Yani kısa vadede; eğer yeterince bütçeniz varsa ve kullanıcınıza daha iyi/anlaşılır bir yanıt vermek istiyorsanız; bunu üç boyutlu modellerle ve hatta çok kullanıcılı oyunlarla yapabilirsiniz.
Tabii ChatGPT’nin bu özelliği sonrası hemen “Monogram bitti” demek de doğru değil, şirket bu işi bi servis olarak, B2B2C şeklinde de pekala verebilir. Ama işleri zor mu, zor; ki lansman haberinde de söylemiştim.
AI Agent’ların arayüzü neye benzeyecek, erken dönem playbook’undan kesitler
Generative UI demişken, özellikle e-ticaret sektörü ve Shopify bu alanda öncü oluyor.
Bu kaynaktan kısa bir üretken yapay zekanın arayüzlerinin playbook’larına bakış atalım:
Kullanıcı, AI agent’ın kendisi hakkında neler hatırladığını okuyabilmeli, eğer isterse yanlış olduğunu düşündüğü bilgileri düzeltebilmeli veya hafızayı kapatabilmeli.
Her adımda değil, riske göre onay mekanizması olmalı, AI’ın fikir yürütme yeteneği bu noktada gayet güvenilebilir duruyor.
Kullanıcı, AI agent’ın ürettiği çıktıyı isterse elle düzenleyebilmeli. Ufak bir değişiklik için tekrar tekrar ne istediğini tarif etmek (prompt yazmak) zorunda kalmamalı.
Ekran/uygulama açık değilken de AI agent’lar 7 gün 24 saat çalışabilir ve önemli bi gelişme olduğunda haber verir.
AI agent’ın işlem geçmişi, hangi verilere eriştiği, ne gibi karar verdiği ve kaç token harcadığı gibi soruların yanıtları izlenebilir, erişilebilir ve müdehale edilebilir olmalı.
AI agent’lar, kullanıcının mevcuttaki iş akışının içine yerleşmeli… Yani zaten tercih edilmiş olan araç ve sistemleri kullanıcı yerine agent’lar kullanmalı, aynı izleri bi de oralarda bırakmalı. Hatırlarsanız ilk maddede detaylıca değinmiştik; en azından şu an için AI agent’ların kendi araçlarını geliştirip ‘network effect’ oluşturma çabasına girmeleri tavsiye edilmiyor anlayacağınız.
Güncel olarak en çok kullanılan ve para harcanan AI uygulamaları [A16Z]
A16Z, neredeyse aynı hafta içinde iki güzel araştırma paylaştı.
Birincisi yedinci kez yayınladıkları “top 100 AI apps”, diğeri de ikinci kez yayınladıkları “state of markets”.
Şimdi gelin, bu veri bombardımanı 2 rapora bir Soft Commitment bakışı atalım:
Power Law konusuna daha önce kurumlar için bakmıştık;son kullanıcılar için de durum pek farklı değil. AI’a en çok para harcayan %1, en az harcayan %50’den daha fazla harcama yapıyor. Diğer yandan en çok harcama yapan %1’lik kesimin aylık ortalama harcaması da son 18 ayda neredeyse iki katına çıkmış.
ChatGPT trafik ve kullanıcıda açık ara bir numara ama Claude da paralı üyelerinin derinleşmesinde gözle görülür bir fark yaratıyor… ChatGPT’de ödeme yapanların %1’i 100 dolar ve üzeri ödüyor, Claude’de ise bu oran %7.
En çok tercih edilen 100 AI uygulamasının %84’ü abonelik modeli, %64’ü usage-based pricing tercih ediyor. Reklam %14, işlem/platform komisyonu ise %2.
2026 yılının Ağustos sonu itibarıyla S&P 500 şirketlerinin toplam kar büyümesinin %76’sı, teknoloji şirketlerinden geliyor.
Buna şaşırdım; eski GPU’ların fiyatlarında neredeyse bir düşüş yok. Bunda tabii ki AI odaklı donanımların kalitesi ve tabii talep baş rolde. Örneğin yeni modeller çıksa da Nvidia A100 modelinin kiralam fiyatı 2026 başındaki seviyesinde.
S&P 500’den devam edelim, burası da çok ilginç… Public şirketlerin açıklamalarına bakınca; %30’unun AI’dan ölçülebilir etki gördüğünü söylediğini görmek mümkün. Lakin bu etkiyi somut metriklerle raporlayanların oranı ise yalnızca %2.
Kısalar… | Super Intelligence, Jev rakipleri, Corgi, haber siteleri, IPO öncesi Anthropic metrikleri
Donald Trump’ın hafta içindeki “artık AI yok, Super Intelligence var” çıkışı, bana sorarsanız tamamen ülke ekonomisini koruma kaynaklı bi yeni markalama hamlesi. AI kabul edelim ki biraz eskidi/sıktı, daha da önemlisi büyük bi kesimde pek pozitif duygular canlandırmıyor. Zaten konumuz SI da değildi… Slovenya,.si domain’lerini Trump’ın açıklamasından sonrası 24 saat içinde 11 bin adet satmış… Evet, bu çıkış şimdilik Slovenya’ya yaradı desem yeridir.
Hatırlarsanız #212’de, ilk decision model örneği olarak Jev’den bahsetmiştim. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki; inovasyon yapmak da anlamını yitiriyor... İki hafta içinde önce Cloudflare, açık kaynak kodlu Clef’ini duyurdu. Çok geçmeden de Microsoft, diğer decision model ve LLM’lerden daha iyi performans verdiğini iddia ettiği Microsoft-Decision-1’ı açıkladı.
#209’un ana konularından biri olan Corgi, güzel bir dosyayla Business Insider’a konuk olmuş. 2 yılda $430m yatırım toplayan ve $5b değerlemeye ulaşan Corgi; kurucu ortaklarının sigorta geçmişi olmaması ve genç yaşları, haftanın yedi günü çalışan CEO’su, genç kadın çalışanları üzerinden yürüttüğü dikkat çekici sosyal medya paylaşımları ve yanıltıcı pazarlama davalarıyla anılıyor. Şirketin simgesine dönüşen köpeğin gezdirilmesi konusuna hiç girmiyorum... Regüle bir sektör olan sigortacılıkta çok hızlı büyümenin akıllara getirdiği Lemonade’e mi yoksa başarılı bir exit hikayesine mi benzeyecek hikaye, bekleyip göreceğiz. Silikon Vadisi’nde şu sıralar ana işi AI olmayan, “growth at all costs” yaklaşımını benimseyen ve en dikkat çeken girişim diyebilirim Corgi için.
OpenAI IPO’sunu belirsiz bir süre için ertelerken, Anthropic de Ekim’den Kasım’a öteledi. Anthropic’e dair dikkat çeken bazı metrikleri paylaşayım hemen sizinle. 12 kat yıllık ciro büyümesi, geçen yıl $4.6b gelir, $8b faaliyet zararı ve bulut ile altyapı için $518b büyüklüğünde bir harcama taahhüdü. Geçen hafta A16Z’nin ABD’de hanelerin %2.2’sinde AI harcaması yapılıyor verisi çok konuşuldu, evet bir yandan hala pazarda gidilecek yer çok, bir yandan asıl para kurumlarda. Kurumların 2023-26 arasındaki dönemde AI harcamaları inanılmaz bi hızla arttı lakin capex ise daha büyük bir hızla… Bu noktada bir, büyük müşteriler harcamaya nereye kadar devam edecek? Bu alanın en önemli sorusu da; öncesinde işlediğim açık vs kapalı kaynak model konusu nereye gidecek? Diğer yandan da Fortune 500 şirketlerinden aşağı indiğimizde AI adoption ne kadar hızlı ilerleyecek? Bu frontier labs şirketlerinin deployment (FDE) yapılanmaları ne kadar başarılı olacak? İkinci soru da burada.
İkinci soruya dair hemen bir McKinsey araştırması; şirketlerin yüzde 90’ında, AI bir şekilde kullanılıyor, ama AI’ın etkisini gösterdiği şirketlerin oranı %6. Buradaki kilit soru bence şu; “AI bir an çalışmasa” şirkette işler durma noktasına gelir mi?. Evet, kendi şirketiniz için bu soruyu soruyorsaız; doğru yanıt “gelir” olmalı.
Mart 2025- 2026 arasında; Google aramalarından haber sitelerine gelen trafik; küçük mecralarda %60, orta ölçeklilerde %45, büyüklerde ise %22 düşmüş. Veri ABD verisi bu arada. Özetle; haber de demoratikleşmektense, kutuplaşıyor. Az sayıdaki şanslı medya oluşumu ise, üyelik modeli ve YouTube gibi mecralara geçişi başararak, küçülme pahasına da olsa hayatta kalmaya devam ediyor.
Google Drive, markdown formatını desteklemeye başladı. Anthropic de tarayıcı eklentisiyle direkt olarak dokümanlar üzerinde çalışabileceğiniz bi özelliğini tanıttı. Ben gibi neredeyse her konuda Google Drive kullanıyorsanız; bilginize.
Bu sayıya “ilgimi çeken AI ürünleri” için yer kalmadı, ama en azından şuna bi bakın lütfen: Reverse Engineer Anything. Evet, her türden projenin nasıl geliştirildiğini, içeriğini anlıyor ve sizin kendiniz için yapmanızı otomatikleştiriyor.
Kapanış…
Soft Commitment’ın AI & Work Partner’i Datassist’in sunduğu #213’ün de sonuna geldiniz. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler!
Fikir ve önerilerinizi benimle paylaşmak için, direkt bu e-postaya yanıt verebilir veya LinkedIn üzerinden bana ulaşabilirsiniz.
214. sayı ise 27 Ekim Salı günü, her zamanki saatinde, e-posta kutunuzda ve favori podcast uygulamanızda olacak.
Sevgiler.




