Bu güncellemelerde amacım; neler yaptığımı tanıtmak değil, biraz olsun fikir vermek (ben de öneri alırsam ne ala) ve “açık kaynağın” gücüne inanmam.
Ki uzun vadede, çok daha fazla tecrübeli profesyonelin de buna benzer bir yolculuğu, kendisi için düşüneceği bir gelecek öngörüyorum, fikir vermeyi tam da bu yüzden önemsiyorum.
Bu arada merak edenler için; ermantaylan.com’u güncelledim, ne yaptığım ve nasıl yaptığıma dair detaylar orada mevcut.
Şöyle başlayayım; yolculuğa çıkmadan sonuçta bir takım varsayımlarla baş başaydım: insanlar bana gelir veya ben gidersem de karşılık görürüm, aklımdakiler pazarda büyük bir probleme işaret ediyor ve konuşunca da ikna edici olurum...
Ne mutlu ki varsayımlarımda büyük oranda haklıymışım, bunu görmek tabii çok güzel. Diğer yandan söylemeye gerek bile yok; işin doğası gereği ups&downs bir arada, ama up’lar çoğunlukta, “yolculuğun kendisi” de çok keyifli gidiyor.
Off-topic: Spora tekrar başladım, İstanbul’un tadını kimlerin çıkardığını bir kez daha anladım, iş hayatna adım attıktan sonraki en uzun tatilimi yaptım.
Bu güncellemede öne çıkaracağım iki konu başlığım var…
1- Video
Haftada üç diye başlamıştım, hedefi tutturdum. 9 haftada 27 kısa video ile, 750 bin civarında görüntülenme aldım ve binlerce yeni insan beni uzaktan da olsa tanımaya, takip etmeye başladı. Business olarak çalışıyor mu, evet çok sayıda lead’in kapısını açtı bu videolar.
Bir parantez; buradan yanlış bir mesaj vermek de istemem, herkesin kısa video stratejisi böylesine bir sonuç vermeyebilir. Kısa videolar kişisel içerik üretimi ve topluluk oluşturmanın “geç adımlarından” biri hatta. Parantezi kapatıyorum.
10 yıldır Soft Commitment’taki yazılı içerikler, yaptığım her şeyin temelini oluşturuyor aslında; oradaki takip, detaylı bakış, sorgulama, okumalar....
Ama diğer yandan kısa videolar da formu gereği çok daha fazla insana ulaşıyor. Bakış açım da şu; o zaman ikisine de devam. :) İstatistik de vereyim; Soft Commitment’ın -ki 10 yıllık bir yayından söz ediyorum- Substack abone sayısı bu 9 haftada %6 büyüdü.
Beni en çok şaşırtan şey ise şu oldu: Instagram gibi bir yerde de “güzel” içerik, “doğru” insanları bulabiliyormuş. Hatta bu post’u da kısa video yapmalıydım da neyse… :)
Video üretiminde minimum efor ve maksimum esneklik bakış açısıyla; ışık ve diğer prodüksiyon işlerine girmekten -hala- kaçıyorum. DJI Pocket 3’ü de bırakıp, bildiğiniz iPhone’la çekmeye başladım videoları.
2- Soft Commitment sponsorluğu
Soft Commitment bir medya girişimi değil. Evet, bir medya gücüne sahip olabilir, ama ben kendisine hiç öyle bir yerden bakmıyorum. Soft Commitment için gelir modelinde de, her sayıda ayrı bir sponsor olsun gibi bir yerden hiç bakmadım. Kabaca bir yılda 25 sayı oluyor.
Bunları 10-10-5 şeklinde bölerek; benim odağımda olan konuların, Türkiye’deki en başarılı şirketleriyle tüm yıla yayılan bir partner’lik modeli kurgulamak istiyordum ne zamandır.
Hatta tam olarak; keyifle dinlediğim Acquired Podcast’in (tabii ki ABD’den) 10. yılına özel sayısında, bu sefer host’ların konuk olduğu bölümlerinde, kendi sponsorluk bakış açılarını bizzat dinlediğimden beri. :) Acquired modelinin Türkiye’ye ve bana lokalize edilmiş hali diyeyim aklımdakine.
Bu üç şirketler beraber IRL (“In Real Life”) etkinlikler düzenleyeyim, Soft Commitment dışında medyanın tamamına yayılan bir çok kanallı iletişim yürütelim gibi bir niyetim var, uygulamaya da başladım/k...
Hatta geriye sadece bir tane 10’lu slot kaldı. Bu hafta gördünüz, UserGuiding ile Generative UI başlığı özelinde bir işbirliğine gittik, diğer 10’ları da kısa süre içinde açıklayacağım.
Bir sonraki güncellemede görüşmek üzere!




aslında Soft Commitment’taki yazılı içerikler bir rehber tadında. Nereden baktığınıza bağlı olarak okuyanla etkileşime girip kimine sorgulama, derinlemesine inceleme nihayetinde bakış açısı... bazısına ilham... kimileri için bilgi ve yeni ürün kaynağı haline geliyor. Sen direk youtube'da uzun formatı yz ile seslendirip görüntün ile anlatsan da izlenirdi ancak kısa versiyonda içeriği öyle niş bir formatta hazırlamışsın ki ürün arkasındaki hikaye, yatırım ve neden sonuç ilişkisini ilham, merak ve sorgulama ile kısa video formata ve çağımızın tüketim kültürüne taşıyabilmişsin. Bu her yazara nasip olmayacak bir muvaffakiyet daim olur inş. Elbette yazılı içerikler (dikkati hiç dağıtmadan) hâlâ üslubun ve meramın tam olarak tadını alabildiğimiz karşılıklı düşünce etkileşimine girebildiğimiz en son kalemiz (en azından şimdilik) bunda senin anlatımının ve üslûbunun da çok büyük etkisi var. Datalar+hikaye, rakamlar+ürünle etkileşimi ve nihayetinde bizi fiziksel ve diijtal notlar tutarak bi sürü yeni fikre, uyarlamaya, sorgu ve araştırmaya iten bir değerler bütünü. Sanki alın bu bilgiler veriler(şirketler-kurucular vs+hikayeler+öngörülerle ne yaparsanız yapın(beyin fırtınası, bireysele, kurumsala uyarla, kendini geliştir, bakış açısı, iş yapış şekli değiştir, ürün çıkar vs) tarzında bir sunum. Bu tadı bizim topraklarda bir senin birde Serdar Kuzuloğlu'nun bülteninde alıyorum şimdilik... Mesleki olarak uzun yıllar startuplardan kobilere orta ölçekli kobilerden devasa kurumsallara kadar yıllarca farklı şirketlerde çalışmak veya 20 yıldan fazla yazmak bile bu seviyede bir içerik çıkarmak için yeterli olmayabilir. Yerli yabancı membalardan sürekli okuma, okuduklarını veri setlerine dönüştürme, bilgiyi kategorileştirme, analitik bakış açısı, yılların verdiği yazarlık ve kuratörlük birikimi ve sürekli üzerine koyarak sunma feedbacklerle her bültende değişim ve gelişim...
Bir iki ekleme yaparak bu uzun yorumu bitireyim. Ups&downs gelgitleri bizim emlak ve ev(villa, apart,bungalov vs.) kiralama işlerinde de çok fazla oluyor sanırım maaş sendromundan çıkartan tüm girişimlerde var. Bu arada bende ana mesleğimi icra ederken video ilan üretiminde maks verimlilik mümkün olduğunca basic ilerliyorum çoklu ve profesyonel yayın cihazlarına henüz geçemedim yalnız değilsin :) solo business'ta yolun açık subscribe'ın bereketli olsun kardeşim..